Coşkun İNCE. İstanbul: Asur Yayınları, 2012 ISBN : 978-6054602-04-9 Açıklama : Mavi Alay söylencesi üzerine kurgulanmış bir roman. “Kırım… Savaş, sürgün, tehcir ve katliamların yaşandığı yer Kırım… Türkiye Cumhuriyetinin de desteklediği Kırım Türklerinden oluşan. Almanların yanında Ruslara karşı savaşan Mavi Alay’ın (Lejyoner birliklerin) kurşuna dizilerek biten acı sonu… ve Aşk… Her zaman her yerde… Yahudi Aybüke ile Müslüman İlkay’ın silahların gölgesinde yaşamaya çalıştığı büyük aşk… ! Aybüke Almanya’da (!) İlkay Ruslarda esir…”
M. Tayyib GÖKBİLGİN İstanbul: İşaret Yayınları, 2008 ISBN 9753502047 Baskı Sayısı 2. Baskı Sayfa Sayısı 342 Cilt Tipi Ciltli Kağıt Cinsi 1. Hm. Kağıt Boyut 16.5 x 24 cm 1.Baskı : 1957 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayını No:748
Cafer Seydahmet KIRIMER DİYANET VAKFI YAYINLARI ,1997. Değerli yazar ve mücadele adamı Cafer Seydahmed Kırımer, bu eserinde özellikle bu günlerde çok iyi bilinmesi gereken bir konuyu gerçeklerden sapmadan açıkça ortaya koyuyor. Tarihî bir gerçektir ki, Rus milliyeti 500 yıldan beri bizim milliyetimize karşı mücadele içinde olmuş ve son 200 yılda katlanarak Türk topraklarında büyümesini sürdürmüştür. Esas itibariyle kendisinin medeniyet açısından öğretmeni olan Bulgar-Türk Devletini 1553 yılında istila ederek Bulgar ve Kazan şehirlerini yakıp yıkması, bu şehirde var olan kütüphaneleri tahrip etmesi Asya-Türk coğrafyasının felaketinin başlangıcı olduğu kadar Türk tarihi ve tarih bilimi bakımından da korkunç sonuçlar doğurmuştur.
Hakan S. KIRIMLI. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2012 ISBN : 9789753332835 Kırım Hanlığı’nın halkı olan Kırım Tatarları ve Nogaylar, Osmanlı Devleti’ne ve Türkiye Cumhuriyeti’ne göç eden en kalabalık topluluklardandır. Yüz binlerce Kırım Tatarı’nın ve Nogay’ın göçü, Osmanlı Devleti ve onun halefi Türkiye Cumhuriyeti’nin demografik yapısında hayatî değişikliklere yol açtı. Konunun önemine rağmen, Türkiye’ye Kırım Tatar ve Nogay göçlerinin hikâyesi, göçmenlerin ve onların ahfadının yerleştikleri yerlerdeki serencamı hususunda günümüze kadar pek az şey yazıldı. Özellikle, Kırım Tatarlarının ve Nogayların Türkiye’deki dağılımları, yaşayışları, koruyabildikleri ölçüde otantik dil ve kültürleri, birbirleriyle ve diğer toplumlarla ilişkileri gibi konular akademik seviyede yeterince işlenmedi. Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti’nde, Kırım Tatar ve Nogay muhacirler büyük ölçüde köylere iskân edildiler. Öte yandan, şehir ve kasabalara da muhacirler yerleştirildiği gibi, köylere iskân edilenlerin veya onların soyundan gelenlerin pek çoğu da zaman içinde şehirlere taşındı. Hakan Kırımlı’nın tüm Türkiye coğrafyasını kapsayan elinizdeki çalışması, Kırım Tatarlarının ve Nogayların yaşamış oldukları köyleri, bu toplulukların geçmişteki ve bugünkü dağılımını ortaya koyuyor. Kırım Tatarlarının ve Nogayların günümüz Türkiye’sinde yaşadığı köylerin hangileri olduğunu belirleyen Kırımlı, neredeyse bütün Türkiye coğrafyasına yayılmış olan bu köylerin genel yapısını ve özelliklerini inceliyor. Çalışmanın ilk kısmında, hangi toplulukların Kırım Tatarı veya Nogay olarak adlandırılması gerektiği sorunu ile…
Ahmet-Naci Cafer ALİ. İstanbul: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, 2012 Yayına Hazırlayan : Saim Osman KARAHAN
Saim Osman KARAHAN. Köstence: ., 2012 Sözlük Romanya’da, Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği tarafından bastırıldı. 30.000’den fazla kelime maddesi, örnekler, atasözleri ve deyimler, bunların Türkçe ve Romence açıklamaları, Türk Lehçeleri ile karşılaştırmalarının da bulunduğu 3 ciltlik eser yaklaşık toplam 1750 büyük sayfa hacminde olacak. İlk cildin girişinde önsözü takiben Dobruca Kırım Tatar Ağzı hakkında uzun bir makale de yer alıyor. Eser hazırlanırken Romanya Dobrucası’nda yakın tarihe kadar çıkmış tüm yazılı kaynaklar titizlikle taranıp kullanılırken sözlü birikim de dikkate alındı. Dobruca’daki Kırım Tatar ağzı kesin kurallarla belirlenmiş, sağlam kaidelere oturtulmuş olmadığından bu çalışma kusursuz bir kapsayıcılık iddiasında değil. Sözlük 25.000 civarında kelime açıklaması, 5.000 civarında da bu kelimelerin farklı yerel söyleniş varyantlarını içeriyor. (Cer/yer, col/yol gibi…) Hazırlığı 60 yıl önce başlayan bu dev sözlük Kırımtatar milli şairi Mehmet Niyazi’nin aziz ruhuna ithaf edilmiş. Bu sözlük sadece Dobruca’daki Kırımtatar halkı için değil, başta Kırım olmak üzere tüm Kırımtatar diasporası ve Türk Dünyası ile ilgilenenler için de bir başvuru kaynağı olacak. http://sozluk.vatankirim.net
Halime Kozlubel DOĞRU Ankara: Türk Tarih Kurumu, 2011 ISBN : 978-975-16-2351-5 Açıklama : Giriş A) XIX. Yüzyılda Deliorman ve Dobruca Kazaları B) Araştırma Sırasında Başvurulan Kaynaklar I. Bölüm Kuzeydoğu Bulgaristan’da eliorman ve Dobruca A) Deliorman ve Dobruca’nın Coğrafi Konumu B) Tarihte Kuzeydoğu Bulgaristan C) II. İzzeddin Keykavüs ve Türklerin Sağ Kol’da Görünmesi D) XIV. Yüzyılda Deliorman ve Dobruca’da Türkler E) XVIII. Yüzyılda Osmanlı-Rus İlişkileri F) XIX. Yüzyılda Osmanlı-Rus Savaşları G) 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı ve Sonucu H) Büyük Göç İ) XIX. Yüzyılda Sağ Kolda İdari ve Mali Teşkilatın Kurulması II. Bölüm Deliorman ve Dobruca Kazalrı I. Hezargrad (Razgrad) Kazası A) Kaza Merkezi: Hezargrad B) Hezergrad Kazasının Nüfus ve Demografik Görüntüsü C) Hezergrad Kazasının Ekonomik Durumu D) Hezergrad Kazasında Vergiler E) Hezergrad Kazasında Hayvancılık F) Hezergrad Kazasında Meslekler II. Eski Cuma Kazası A) Eski Cuma Kazasının Genel Durumu B) Eski Cuma ile Köylerde Nüfus ve Demografik Durum C) Eski Cuma Kazasının Ekonomik Durumu D) Eski Cuma Kazasında Vergiler E) Eski Cuma Kazasında Hayvancılık F) Eski Cuma Kazasında İş Yerleri ve MEslekler III. Şumnu Kazası A) Şumnu Kazasının Genel Durumu B) XIX. Yüzyılda Şumnu Kazasının Nüfus ve Demografik Görüntüsü C) Şumnu Kazasının ekonomik Durumu D) Şumnu Kazasında Vergiler E) Şumnu Kazasında Hayvancılık…
Hayati ASILYAZICI. İstanbul: Kaynak Yayınları, 2012 ISBN : 9789753436038 Müziğe olan yeteneği fark edilen Remziye Alper, Ankara Cebeci’de bulunan Ankara Devlet Konservatuvarı’na kabul edilmiş ve bu okuldan mezun olduğu yıl solist sanatçı olarak Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde çalışmaya başlamıştır. Bu kurumdaki başarılı çalışmaları sırasında burslu olarak İtalya’ya gitmiş ve Roma’daki ünlü “Santa Çeçilia Müzik Akademisi”nin giriş sınavını kazanarak o kuruma kabul edilen ilk Türk Sanatçısı unvanını kazanmıştır. İzleyen yıllarda dünyaca ünlü sanatçılar ve eğitmenlerle çalışma olanağı bulan Remziye Alper, edindiği birikimler sonucu ülkemizde ve dünya sahnelerinde birçok önemli başarıya imza atmıştır. Zengin materyallerle bezenmiş, bu kitabı okurken onun sanat yaşamını onunla birlikte adım adım yaşayacak, bir sanatçının oluşum sürecine tanık olacaktır. Kitabın yanı sıra sanatçının güzel sesi ile yorumladığı seçme aryalardan oluşan DVD’de okuyucuya armağan edilmektedir.
Akdes Nimet KURAT . Ankara: Türk Tarih Kurumu, 2011. ISBN : 978-975-16-2421-5 Açıklama : Sultan II. Mehmed 1453’te İstanbul’u fethetmekle bütün dünyanın dikkatini üzerine çekmişti. Az sonra Osmanlı İmparatorluğu devrin en kudretli devleti ve dolayısıyle İslam dünyasının önderi mevkiine yükselmiş oldu. Osmanlı Devleti 1402’deki Timur darbesinden sonra çökmedi, bilakis süratle kendini toparladı ve Fatih Sultan Mehmed II. devrinde bütün Karadeniz çevresini ele geçirmek suretiyle, hegemonyasını “İdil boyu”na yakın sahaya kadar yaydı. *** ÖNSÖZ GİRİŞ I YAYINLAR VE KAYNAKLAR Genel özellikteki eserler (3-13), Tetkikler (13-19), Türkçe Kaynaklar (19-32), Rusça Kaynaklar (32-36), Lehçe ve Almanca Kaynaklar, İstanbul’daki yabancı elçilerin bildirileri (36-44) II XVI YÜZYILDA KARADENİZİN KUZEYİNDEKİ DURUM Osmanlı Devletinin kuzey siyaseti (45-51), Azak Kalesi ve çevresi (51-54), Kuzey Kafkaslardaki durum (54-57), Nogaylar (57-65), İdil Boyu ve Moskova Rusyası-tıra yayılış siyaseti (65-83), Kırım Hanlığı (83-87), Lehistan’ın Moskova’ya karşı harekete geçirilmek istenmesi (87-92) III 1569 YILI SEFERİ Seferin Başlangıcı (93-98), Selim II nin tahta çıkışı ve Astarhan seferinin katileşmesi (98-107), Kanal meselesi (107-110), Sefer hazırlıkları (110-116) IV SEFER Azak Kalesine hareket (117-119), Don boyuna hareket ve gemileri sürükleme teşebbüsü (119—125), Astarhan karşısında Türkler (126-135) V SEFERİN SONU Astarhan’dan Azak kalesine dönüş ve büyük felâket (136-148), Moskıı Kralı ile diplomatik münasebetler ve Terek Kalesinin yıktırılması (148-152), Devletgerey Han’ın Moskova’yı yakışı…
Akdes Nimet KURAT Ankara: Türk Tarih Kurumu, 2011 ISBN : 9789751624048 Türkiye tarihinin son üçyüz yıl içindeki devrinin, siyasi, diplomatik ve askeri yönlerden en mühüm kısmını Rusya ile olan münasebetleri teşkil etmektedir. Bu iki devlet arasında, başta askeri olmak üzere çok çeşitli karşılaşmalar vuku bulmuştur. Nitekim Petro I. dan itibaren Türkiye ile Rusya arasında, I. Dünya savaşı dahil, dokuz büyük savaş yapılmıştır. Bunlardan ikisi hariç (1711 Prut savaşı, 1856 Kırım savaşı) bütün harplerde Türkiye yenilmiştir. Bilhassa Katerina II. ile başlayan Rus-Türk savaşları, XIX. y. yıl sonlarına kadar, Türkiye’nin büyük arazi kayıplarına yol açtığı gibi, 1878 Şubatında Rus ordularını ta İstanbul surlarına kadar getirmiştir. *** ÖNSÖZ KISALTMALAR I. TÜRKİYE ÜZERİNE YÖNELTİLEN RUS BASKISI VE TARİHÇESİ Rus tarihinin başlangıcından Büyük Petro’ya kadar (1-10), Büyük Petro ve halefleri devri (11-24), Katarina II. devri, Küçük-Kaynarca muahedesi ve sonrasI (24-40), Rus-Türk ittifakları (40-52) II. ÇAR NÎKOLA I. DAN SULTAN ABDÜLHAMİD’E KADAR 1828/29 Rus-Türk savaşı ve Edrine Muahedesi (53-59), Rus kuvvetlerinin Boğaza gelişleri ve Hünkâr iskelesi muahedesi (59-65), Kırım harbi ve Paris muahedesi (65-91). III. SULTAN ABDÜLHAMÎD II. ZAMANINDA TÜRK-RUS MÜNASEBETLERİ Rusya’daki Müslümanları kışkırtma tasarısı (92-96), Sultan Abdülhamid II. in Rusya’ya yaklaşma denemeleri (97-111), Ermeni kargaşalıkları ve Rusların 1896/97 de İstanbul Boğazı(Bosfor)na baskın hazırlıkları (111-121), Boğazlara karşı 1900 deki…
