Diaspora ve kimlik: Eskişehir ve İstanbul’da yaşayan kırım tatarları’nda çoklu kültürel kimliğin ifade alanı olarak ?tepreş? / Diaspora and identity: ?tepresh? a field of expression for the multi cultural identity of the crimean tatars living in Eskişehir and İstanbul. Yazar: İlhan ERSOY Danışman: YRD. DOÇ. DR. İBRAHİM YAVUZ YÜKSELSİN Yer Bilgisi: Dokuz Eylül Üniversitesi / Güzel Sanatlar Enstitüsü / Müzik Bilimleri Anabilim Dalı Konu:Müzik = Music Dizin:Diaspora = Diaspora ; Kırım Tatarları = Crimean Tatars ; İmge = Image Doktora Türkçe, 2008, 140 s. Bu çalışma Kırım Tatarlarının Eskişehir / Karakaya ve İstanbul / Çatalca’da düzenledikleri `tepreş’ ritüellerine odaklanır. Hem Eskişehir hem de İstanbul’da düzenlenen tepreş ritüelleri 2002 yılı ile 2008 yılları arasında katılımcı gözlem yoluyla izlenmiş ve yapılan bu alan çalışmalarında tepreşlerin içerisindeki kimi edimlerle Eskişehir ve İstanbul Tatarlarının birbirlerinden farklılaştıkları gözlemlenmiştir. Bu çalışma Kırım Tatar kültürel kimliklerinin farklılaşmasının arkasında, yaşanılan diaspora deneyiminin ve bu deneyime bağlı olarak geliştirilen `tahayyüllerin’ olduğunu varsayar. Diaspora, ilgili topluluk açısından kimi zaman tahayyül mekanizmalarının harekete geçirildiği bir oluşum halini alır. Tahayyüller özellikle uzak kalınan anavatan ekseninde odaklanır ve bu tahayyüllerle birlikte içine yerleşilen toplumla olan temas ve temasın niteliği, diasporik topluluğun kültürel kimliğinin oluşmasında önemli mekanizmalar oluşturur. Dolayısıyla yeniden şekillenen bu kültürel kimlik, diasporik sürecin…
Bekir Sıtkı ÇOBANZADE. Türk Dil Kurumu, Ankara, 2009.
İlyas TOPSAKAL . İstanbul: Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları, 2009 ISBN : 9754981971 Açıklama : Kitap Kağıdı 536 sayfa 14,5×22 cm Karton Kapak Bu kitap bir hikâye kitabı veya roman değil, bir doktora çalışması, belgelerle dolu bir kitap… Ulu Türkistan’ın ve Türk boylarının Ruslar tarafından nasıl asimilasyona tabi tutulduğunun bir belgesi… Çok geniş bir araştırmaya yüzlerce kaynağa dayanan tarihi ve sosyolojik bir eser… Dünya’da gelişen süreci temelde anlayabilmeyi amaç edinen tarihçi, sosyolog, asker, diplomat ve özellikle stratejistler için okunması gerekli bir kitap… Özellikle Güney Doğumuzdaki problemlerimize yeni açılımları getirilebilecek örnekleri içermesi de kitabın önemini bir kat artırmaktadır. Eser, altı ana bölümden meydana gelmiştir. Birinci bölümde coğrafya ve kısa tarihçe verilmiş, ikinci ve üçüncü bölümde zorla asimilasyonun dönemleri kronolojik sırasıyla belgeler üzerinden incelenmiştir. Dört ve beşinci bölümler değişen dünya düzeni içinde Ruslarında projelerindeki değişimi ortaya koymaya çalışmıştır. Rus devletinin bekası için eğitim temelli Ruslaştırmanın bütün ayrıntılarını bu bölümlerde takip edebilirsiniz. Son bölüm ise Müslüman Türklerin karşı duruşunu misyoner raporlarından tahlil etmektedir. Eser iki yılı Rusya olmak üzere toplam 6 yılda meydana gelmiştir. Bu eser, Rusya’nın genişlemesiyle istila ettiği Türk topraklarının hazin hikayesini belgelere dayanarak anlatan kıymetli bir çalışma… Aynı zamanda bundan sonra yapılacak çalışmakara anahtar olacak kaynak bir eser… Prof. Dr. Mustafa Fayda Tamamen Rusça…
Dilek Ergönenç AKBABA. Grafiker Yayınları, Ankara, 2009. ISBN : 9756355510 Açıklama : 16 x 24 cm, 296 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. “Günümüzde varlıklarını sürdürmeye çalışan Nogay Türkleri, Türk dünyasında en az tanınan Türk topluluklarından biridir. Büyük Nogay Ordası gibi tarihin en büyük devletlerinden birini kurmuş olan Nogay Türkleri bugün neredeyse yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Nogay Türklerinin kullandığı Nogay Türkçesi, yazı dili olarak Türk lehçeleri içinde tarihî Kıpçak koluna girer. Kıpçak lehçeleri içinde Aral-Hazar bölgesi lehçelerinden biri olan Nogay Türkçesi; yine bu grupta yer alan Kazak, Karakalpak ve Kırgız Türkçelerine yakın bir lehçedir. Bu kitapta Nogay Türkçesi yazı dilinin grameri, ses ve şekil bilgisi bakımından ayrıntılı bir şekilde ele alınmış, çalışmada yer alan konular Nogay Türkçesi metinlerinden alınan cümle örnekleriyle desteklenmiştir. Bu çalışma, Nogay Türklerinin zengin dil malzemelerini tanıtma yolunda atılan adımlardan biridir. Nogay Türkçesinin tanınması ve bir gün bütün Türk dünyasının birbirini rahatlıkla anlayabilir duruma gelmesi en büyük dileğimizdir.
Ömer ÖZCAN. Ankara: Türk Ocakları Genel Merkezi, 2008 ISBN : 978-975-7739-30-2 Açıklama : Seri : Türk Ocakları Ankara Şubesi Yayınları Nu : 37 Araştırma Dizisi: 6
A.B. ŞİROKORAD Selenge Yayınları, İstanbul, 2009. ISBN : 9758839636 Açıklama : 568 sayfa , Kitap Kağıdı, 14,5×21,5 cm , Karton Kapak Gerek I. Aleksandr ve gerekse I. Nikolay, Avrupa devletleriyle yapılacak herhangi bir anlaşmanın, herhangi bir minnettarlığın Avrupalı yöneticileri Rusya’yı sevmeye zorlamayacağını anlayamamışlardı. Rusya, eski ve yeni dünyanın güçlü ülkelerinin nazarında daima bir çıban başıydı ve öyle kalacaktı. XIX. Yüzyılda Rusya’yı aşırı monarşist ve reaksiyoner, XX. Yüzyılda ise aşırı sosyalist ve devrimci olmakla suçlamışlardı. Günümüzde Gorbaçov ve Yeltsin’e kadar gelip geçen tüm Rusya yöneticilerinin kusuru, ülke ve dünya tarihini iyi bilmemeleri, tarihten gerekli dersi almayı denememiş olmalarıdır. Öbür türlü Rusya’nın zaten huzursuz olan komşularıyla gireceği herhangi bir sınır çatışmasının büyük devletlerin müdahalesini kaçınılmaz kılacağını ve kendisini zaferin meyvelerini toplamaktan mahrum edeceğini anlarlardı. 1828-29, 1853-55, 1877-78’de Rus-Osmanlı savaşlarında ve 1979-1989 yıllarında Afganistan’da böyle olmuştu. Rusya, ancak birileriyle koalisyon halinde savaşa girdiğinde zaferler elde edebilirdi. (1700-1721 kuzey savaşı; 1941-1945 kurtuluş savaşı.) Rusya için en uygun fırsat Avrupa ülkelerinin kendi aralarında savaşa tutuştukları dönemlerde çıkmış ve onun herhangi bir engellemeyle karşılaşmadan komşularıyla savaşa girmesi imkanı doğmuştur. Avrupa’daki istikrar, Rusya için felakettir.
Hülya SAVRAN Asi Kitap, İstanbul, 2009. ISBN : 9786055676049 Açıklama : 14 x 20 cm, 270 sayfa, Karton Kapak. “Kırım Tatar Türkçesi” adlı bu kitap, Kırım Tatar Türkçesinin, örnek metinlerden hareketle dil özelliklerini ve sözlüğünü vermek amacıyla kaleme alınmış bir çalışmadır. Örnek hikâyeler, A.N. Garkavets’in, yedinci ve sekizinci sınıflar için hazırlanmış ders kitapları serisinde yer alan ve Kiev 1989’da basılan Ana Tilinde adlı kitabından alınmıştır. Çalışmamızın ‘Giriş’ bölümünde kısaca Kırım Tatar Türkçesinin ve Kırım’ın, özellikle bu günkü durumu hakkında genel bilgiler verilmiştir. Örnek metinlerden hareketle oluşturulan ve bu metinlere referansların da verildiği ‘Dil Özellikleri’ bölümü, üç ana kısma ayrılmıştır. Birinci kısımda ‘Ses Bilgisi’, ikinci kısımda ‘Şekil Bilgisi’ ve üçüncü kısımda ‘Cümle Bilgisi’ konuları işlenmiştir. Bu bölümde, Kırım Tatar Türkçesinin dil özellikleri verilmiş ve yer yer Türkiye Türkçesiyle karşılaştırılarak, örnekler dahilinde ayrıntılarıyla incelenmiştir.
Alan W. FISHER Selenge Yayınları, İstanbul, 2009. ISBN : 9789758839650 Açıklama : İthal Kağıt, 336 sayfa , 13,5×19,5 cm , Karton Kapak Ruslara göre Kırım kesinlikle bir sömürge değil, aksine eski çağlardan beri Rus toprağıdır ve dolayısıyla Rusların oraya gelişi bir istila değil, atalarına ait olan toprakların istilasıdır. Cesetlerin köy ve kasaba sokaklarında tepeleme yığıldığı 1931-1933’ün korkunç kıtlık yıllarında yabancı vapurlar Kırım limanlarında ara vermeksizin altın gibi buğday yokluyorlar, borularla tankerlere şıra dolduruyorlardı. Korkunç kıtlık geride kalan herkesi biçti. Kendi mahsulünden mahrum bırakılan Kırım Türklerine bu bölgeye mahsus yiyecek maddesi .sokulmuyor, insanların sokaklarda köpek gibi açlıktan ölmesi zevkle seyrediliyordu. Çünkü onlar insan değildi.. Ruslara göre Kazaklar, Kırgızlar, Tatarlar Cengiz’in ve Timur’un torunlarıydılar ve Amerika’da Kızılderililere nasıl muamele edilmişse, onlara da öyle muamele edilmeliydi. Ya peki Naziler? Onlar da Reich’a katıldıktan sonra Kırım’da Tatarlara yer olmadığı kanaatindeydiler. İlk ırkçı Nazi teorisine göre “Moğol, Tatar ve Kırgız aşağı ırkla eşdeğer kelimelerdi ve Rusya’nın Asyalaşması ırkî saflığını yok etmişti.” 1943’lerde bile Almanya’da gösterilmek üzere yapılmış bir propaganda filminde Almanlar Kırım’da yerlerini “daha asil bir ırkın alacağı” “Tatar tiplerden ve Asyalı geri kalmışlıktan” bahsediyorlardı. Hitler, 16 Temmuz 1914’de “Kırım’ın bütün yabancıların sürüleceği veya tahliye edileceği saf bir Alman kolonisi olacağına” karar vermişti
Fatih KARAYANDI. Adana, 2009.
Giray Saynur BOZKURT. Doğu Kütüphanesi Yayınları, İstanbul, 2008. XIX. yy.’ın sonlarında, Rusya Müslümanları/Türkleri, Rusya’nın değişik yerleşim birimlerinde, farklı yasal ve idarî statülere tabi olarak yaşamaktaydılar. Aynı etnik köken ve aynı dine sahip olmalarına rağmen iletişimin çok kısıtlı olması nedeniyle birbirlerinden habersizdiler. Şiveleri farklı, eğitim seviyeleri oldukça düşüktü. Böyle bir ortamda İsmail Gaspıralı gazetesi Tercüman vasıtasıyla dil birliği ve temel eğitimde ilk adımları atarak koyu bir taassup, asimilasyon gibi engellere rağmen Rusya Müslümanlarının uyanmasında ve siyasî kimlik kazanmasında büyük rol oynadı. Rus-Japon savaşının sonuçları Rusya içindeki huzursuzluğu ziyadesiyle arttırmıştı. İmparator II. Nikola 1905 ihtilâlinin şiddetini azaltmak maksadıyla ödün vermeye başladı. Çeşitli hak ve hürriyetler tanınmasının yanı sıra rejim değişikliğine de gidildi. Bu değişim sürecinde Rusya Müslümanları yaptıkları üç büyük toplantı sırasında iyi ve kötü yönleriyle birbirlerini tanıma fırsatını buldular ve Müslüman ittifakını tesis ederek siyaset platformunda seslerini duyurmaya başladılar. Rusya Müslümanlarının başta eşitlik ve hürriyet olmak üzere isteklerinin çoğuna olumlu cevap verildi. İnkılâbın ilk döneminde, Ruslar ile Müslümanlar arasında hukukî ayrımlar kalktı. Rusya Müslümanları, Ruslarla eşit haklara sahip Rusya vatandaşları olarak haklarını arama ve savunma çabası içine girdiler. Her üç Duma’da Müslüman Fraksiyonunu teşkil ederek dinî, iktisadî, kültürel ve siyasî istekleri tek elden takibe başladılar. Ancak vatandaş eşitliği, din ve eğitim…
