Vasiliy D. SMIRNOV Moskova: ., 2016
Mecidiye Müslüman Seminarı – Belgeler, Hatıralar Metin ÖMER, Adriana CUPCEA, Manuela MARIN. Institutul pentru Studiearea Problemelor Minoritatilor Nationale, Cluj, 2016 ISBN: 9786068377445 536 sayfa, 16,5×24 cm. Romanya sınırlarında yaşayan Müslümanların bilhassa Türk ve Kırım Tatar halkının en üst düzey eğitim kurumu olan Mecidiye Medresesi (Mecidiye Müslüman Semineri)’nin tarihçesi iki dilli hazırlanmış bir kitapta anlatılıyor. Çok sayıda arşiv belgesine dayanarak yapılan araştırmaların önsözünü kendisi de bu okuldan mezun olan ünlü Kırım Tatar-Türk tarihçi Kemal Karpat yazmış. 1889-1948 arası dönem Metin Ömer, 1948-1967 dönemi Marin Manuela ve Dobruca Müslüman cemaati: Mecidiye Müslüman Seminerinden Mecidiye Ulusal Kemal Atatürk Koleji’ne bölümü Adriana Cupcea tarafından yazılmış.
İlya ZAYTSEV Moskova: ., 2009 ISBN : 978-5-02-036419-6 [Serkan ACAR, Karadeniz Araştırmaları 37. Sayı’dan alınmıştır. www.Karam.org.tr] Klasik Osmanlı bakış açısına göre, Kırım Hanlığı Osmanlı Devleti’nin sıradan bir eyaleti idi. Bu yaklaşım inkâr edilemeyecek tarihî bir vakı- adır zira İstanbul’dan Kırım’a gönderilen Türk-Tatar hanlarına, Devlet-i Âli güya ihsan-ı şahanede bulunup “sadaka” veriyordu. Mamafih Karadeniz’in kuzeyinden bakıldı- ğında durum hiç de Osmanlı elitlerinin tasavvur ettiği gibi değildi. Nitekim Osmanlı Devleti’nin tüm engellemelerine ve yıkıcı faaliyetlerine rağmen Kırım Hanlığı özellikle XV. Ve XVI. Yüzyıllarda Deşt-i Kıpçak ile Doğu Avrupa’nın en güçlü siyasi teşekküllerinden biri olarak tebarüz etmiş ve Rusya’dan vergi alıp Altın Orda Devleti’nin diğer halefleri üzerinde hâkimiyet kurmayı başarmıştı. Kırım algısıyla alakalı Türk tarih yazımındaki bu marazî durum şüphesiz yüksek perdeden konuşan Osmanlı zadegânının mütekebbir tavırlarından kaynaklanıyordu. XXI. Yüzyılın sözde akıl hocaları ile kerametleri kendilerinden menkul ulemanın çıkmazı ise sadece Osmanlı arşiv belgelerini ya da eserlerini kullanmaları daha doğrusu kullanabilmeleri ile ilgilidir. Hâl böyle iken Türkiye’de tarihine ilişkin orijinal eserlerin çıkmamasına şaşırmamak gerekir. Ne de olsa bizim yerimize bu işleri yapan ecnebi müverrihler mevcuttur. Türk tarihçiliğinin hararetle ihtiyaç duyduğu bir çalışma Moskova Şarkiyat Enstitüsü müntesiplerinden İlya V. Zaytsev tarafından Rusça neşredildi. “XV-XIX. Yüzyıllarda Kırım Historiyografi Geleneği: Elyazmaları, Metinler, Kaynaklar” başlıklı bu eserin…
Hasan KIRIMER. Eskişehir, 2015. ISBN: 978-605-85143-0-0 [24] +160 sayfa; 21×29,5 cm Eser araştırmacı yazar Hasan Kırımer’in Kırım Tatarlarının zengin mutfak kültürünü tanıtmak ve belgeleyerek gelecek kuşaklara ak-tarmak amacıyla gerçekleştirdiği çalışmasının neticesidir. Bilhassa Eskişehir’de yaşayan Kırım Tatar ev hanımlarının verdiği tariflere Kı-rım’dan ev hanımlarının tarifleri de eklenmiş, renkli fotoğraflarla kitap zenginleştirilmiş. Yemekler sırasıyla şu şekilde tasnif edilmiş: Soslar, Turşular, Salatalar, Çorbalar, Etsiz Yemekler, Mantarlı Yemekler, Etli Yemekler, Köfteler, Kümes Hayvanları, Av Etleri, Balıklar, Pilavlar, Hamurlu Yemekler, Hoşaflar; Tatlı, Kurabiye ve Pastalar, Marmelat ve Reçeller. Onlarca yemek tarifinin bulunduğu kitabın sonunda İsmail Otar’ın meşhur Çibörek şiiri de yer alıyor.
Hasan KIRIMER Eskişehir Odunpazarı Belediyesi, Eskişehir, 2015. ISBN: 978-975-6881-20-0 [10]+ 526 Sayfa, 21×29,5 cm. Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde Odunpazarı Belediyesi’nin restore ettiği tarihi bir ev “Kırım Kültür Evi olarak hizmete alınmıştı. Eskişehir Kırım Türkleri Yardımlaşma ve Spor Derneği tarafından civardaki Kırım Tatar köylerinde yürütülen bir çalışma ile pek çok orijinal el sanatı ürününün gönüllüler tarfından bu Kültür evine bağışlanması sağlanmıştı. Böylece ortaya zengin bir koleksiyon çıktı. İşte bu kitap da gerek bu koleksiyonda gerekse kişisel koleksiyonlarda yer alan yüzlerce Kırım Tatar el sanatı örneğinin fotoğraflarından oluşmaktadır.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul,2015. ISBN : 978-605-399-397-1 Açıklama : Derleyici: Ayhan Kaya Derleyici: Dr. M. Murat Erdoğan Sayfa Sayısı 394 Cilt Tipi Karton Kapak Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı Boyut 19 x 24 cm. Türkiye’nin Göç Tarihi, 14. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Türkiye’ye Göçler adlı bu eser, Anadolu topraklarının yüzlerce yılın ötesine uzanan son derece hareketli, zengin ve o ölçüde de çok yönlü, çok kültürlü sonuçlar yaratan göç tarihinin, dünden bugüne ulaşan hikayesini konu ediniyor. Aslında çalışma, Anadolu coğrafyasının kısa sayılabilecek bir tarihsel dilimi üzerinde yoğunlaşmakta ve genel olarak Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan bu yana gerçekleşen göçlerin yaratmış olduğu toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel yapılanmalarını sonuçlarıyla birlikte ele almaktadır. Bir başka açıdan da bakıldığında bu önemli eser, bir anlamda çok kültürlü Anadolu’yu resmetmekte, bu geniş çerçeve içinde yüzlerce yıl sürekli değişen ama hiçbir zaman tek renkli olmayan zengin ve çarpıcı tabloyu anlamamızı sağlamaktadır. Her biri konularında uzman olan değerli bilim insanlarımızın özgün çalışmalarının yeraldığı kitapta, Türkiye’nin artık giderek artan oranda göçmen kitlesine evsahipliği yapacağı gerçeğinin reddedilemeyeceği vurgulanmakta, toplumumuzun belli bir kesiminde potansiyel olarak varolan ve son Suriyeli göçmenlerin gelmesiyle de yükselmeye başlayan “göçmen karşıtı” söylemlere karşı doğru politikalar üretilmesi önerilmektedir. Bunun da yolu ciddi ve güvenilir toplumsal, siyasal, kültürel ve hukuki bir yapılanma…
Prof. Dr. Ertuğrul YAMAN . Akçağ Yayınları. Ankara, 2015. ISBN:978-605-342-209-0. 184 sf. 13,5×20,5cm Türk dilbirliği konusunda en şuurlu ve başarılı çalışma, hiç şüphesiz, Gaspıralı İsmail’e aittir. Gaspıralı, Türk dünyasının “Dilde, işte, fikirde birlik” şiarıyla bütünleşebileceğini savunmuş ve bu yolda özellikle ortak dili önplanda tutmuştur. Yıllarca, büyük sıkıntılar içe-risinde çıkardığı “Tercüman” gazetesiyle bu düşüncesini gerçekleştirmiştir. Gaspıralı İsmail’in bu düşünceleri, Türk dünyasının birleşmesi ve dil birliğinin sağlanması yolunda çok büyük roller üstlenmiştir. Türk dünyasında birlik ve dirliğin yolu, dil birliğinden geçmektedir. “Türkçede Birlik”, bütün diğer birlikteliklerin hem anahtarı hem de güvencesidir. Elinizdeki bu eserde, konunun ayrıntılarını okuyacaksınız. (Tanıtım Bülteninden)
Prof.Dr. Şaban KUZGUN. Bilge Kültür Sanat, İstanbul, Mayıs 2015. ISBN: 978-605-4921-75-1, 368 sayfa, 12×19,5 cm. Kaynak eserlerde Hazarların bir kısmının Yahudiliği kabul ettiği haber verilmektedir. Bazı araştırmacılar, verilen bu bilgileri değerlendirerek bugünkü Doğu Avrupa Yahudilerinin M.S. VIII. yüzyılda Yahudiliği kabul etmiş olan Hazarların çocukları olduğunu ileri sürmektedirler. Bu eserde, Hazarların siyasî ve dinî tarihleri incelendikten sonra onların ne kadarının, hangi amaçlarla, ne tür bir Yahudiliği kabul etmiş oldukları ve bu olayla Doğu Avrupa’daki Talmudist Yahudilerin mi, yoksa bugün dünyada sayıları oldukça azalan Karay (Karâî) Türklerinin mi ilişkisi olduğu ortaya konmaktadır. Bu araştırma ile, geçmişte Yahudiliği benimsemiş olan Türklerle günümüzde Tevrat’a inanmalarına rağmen Türkçe konuşan ve Türk dünyasının üyesi olmaya devam eden Musevî Türklerin durumu incelenmektedir. Arka Kapak Yazısı
